Çağla yeşil cepkeniyle ilkokul arkadaşım. Zaman zaman gözümün önüne gelir, kovalarım. Okul bahçesinde birgün beni kenara çekip:
"Sen artık benim en iyi arkadaşım değilsin, Şebnem oturacak benim yanımda bundan sonra.."
diyen Çağla....
Yeşilden vazgeçmemin böyle duygusal bir nedeni varsa, kahverengiyi, beji, pembeyi de artık tutmamamın benzer nedenleri olabilir mi?
Kahverengi: Söz verdiği halde bir daha dönmeyen Afrika kökenli arkadaşımın benden soğuttuğu renk.
Bej: Alman Lili'yi bana tercih eden Uzakdoğulu okul arkadaşımın doğal rengi.
Pembe: Gönlüm sende çiçeklerini sırf gösteriş için, buluştuğumuz günlerde hediye eden, ama birbirimizden uzak olduğumuz bir doğum günümde bana bir e-kart bile yollamayan "vefasız"ın rengi.....
Bakalım sırada başka ne renkler olacak, bana anımsattıklarına alınıp öyküler düzeceğim: lacivert, turuncu, mor?....
Belki sırada "Sax mavisi" vardır, Anglo-Saxon biriyle tanıştırıldım da geçen gün...
William Carlos Williams'dan "Varış" adlı bir şiir okudu bana:
“Gene de nasılsa varır insan
varacağı yere
bakar ki kopçalarını açıyor
kadının üstündeki giysinin
garip bir yatak odasında-
hisseder sonbaharın ipek ve keten yapraklarını
döktüğünü topuklarına.
Belirir o çelimsiz damarlı gövde bir kış rüzgarı gibi
iki büklüm.......”
Ne demek istedi acaba bununla?
Sanırım çok hayalci biri benim gibi, uyduruyor; ben de çok uydurukçuyumdur.......Delidolu, sarhoş haydut, hayduut! Ah aşk, sen ne şeytan çekicisin böyle! Yeşil haydut!
Bandidoooo....
- Hangi sebeble vurdunuz sevgilinizi Aysu Hanım?
- Korkakları sevmem ben!
- Yani sevgiliniz korkaktı mı demek istiyorsunuz, onun için mi öldürdünüz onu?
- O zaten ölmüştü gözümde, değil mi ki korkaktı, tabansızdı...
- Neden korkuyordu, söyler misiniz...
- Kaçtı benden, yılan görmüş it gibi kaçtı benden...
- Bakın Aysu Hanım, siz okumuş etmiş bir bayansınız, anlarsınız, böyle hiçbir yere varamayız. Bizi uğraştırmayın da anlatın, başka yollara başvurmayalım sonra...
- O bir, o bir, o bir aşk hainiydi, aşk ülkesine ihanet etmişti, ölümü çoktan hakediyordu...O bir hayvan gibi tehlike karşısında korkuya kapılırdı. Aşk korkusu! Ya karşı saldırıya geçecek, ya da kaçacak. O da kaçtı! Pis kaçak! Yaşamın ereği haz değil midir, mutlu olma isteği değil midir?Her türlü hazdan, zevkten, nasibini almak, her türlü acıdan kaçmak değil midir?
- Biz yargıç değiliz ama, size öyle gelmesin sakın...
- Tam kalbinden vurdum onu! Ben Aysu! Budur...
- Komiserim, hey komiserim, adam ölmemiş, kendine geliyor! Vay anasına, kalbinde tık yoktu be, hayret birşey!
- Ah aşk, ben seni öldürmemiş miydim!
- Aşk bir tür uyuşturucuymuş, narkolepsi, uyuşturucu sevmem ben, korkarım!
- Korkak! Ben yaşamak istiyorum, hayal kırıklıklarını, pişmanlıkları, bunalımları, öfkeleri, acı veren anıları...Yok etmekle bunları kendimi de yok ederim, Sakın ha geberme aşkım!
Patolojikleştirme, korkuya yenilme, vur sineme sineme, boşver o kadar inceliğe, salya sümüğe be aşkım!
- Aşk özveri ister, bana göre değil, zorlama beni!
- A ne ayıp, bamya desene merkezkaç kuvvete, "whisky" içen sünnetçiye, hısıma akrabaya alayına küfretme be aşkım!
- Off çok terledim, kalbim yerinden fırlayacak şimdi, üstüme varma!
- Yol gider biz gideriz, keşfetmeye keşfetmeye, neyi kimi, gerçeküstü gerçekaltı, farkeder mi be aşkım!
- Yaşamdan ne istiyorum, hiç net olarak göremiyorum ki! Kaptırmışım kendimi, sürüklenip gidiyorum, engel olma bana!
- Hoop sarıldı bir kadın kemendine, ilk aşkın mıymış ne, hemen mıymıntı deme, Aysu de, "Sidikli Kontes"ine, bir asalet bulunur belki kendisinde. Nefessiz kalana dek seviş, sevişme be aşkım!
- Kadınlarla ilişkilerde güvensizim ben. Baktım ki iş ciddiye biniyor, kaçarım!
- Kaç aman kaç, sen yeter ki bitirme herşeyi bibini keşfinle, gene de gel bana be aşkım, hadisene!
Horozum benim, masal masal manikim, ibiğin var onikim, kuyruğunda Ben'in var, boynunda da canım var. Sakın ha geberme aşkım! Kalbin elimde. Hırsızlar çaldıkları şeyleri geri verirler mi hiç!
( Geri vermezler de, atarlar çöplüğe!)
.................
( - Mola arkadaşlar, molaaa! Nasıl gidiyor ama postmodern filmimiz, bir oradan bir buradan? Akşam yemeğinde Assos'tayız, var mısınız?
Sen şöyle gel yanıma bakayım Aysu, bak ne diyeceğim sana! )
Ayten Suvak
20 Ocak 2009 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder