27 Eylül 2008 Cumartesi

Hadi Çaman'ın Ruhuna

Rahmetli sanatçı Hadi Çaman'a ithafen

RUH

R ahman ve rahim olan tanrıdan
U zak ve yakın anlamlar diyarından
H ediyedir eninde sonunda bedenden uçan...

Beş yıl kadar önce Beşiktaş vapur iskelesinde rastladığımda ne kadar neşeli, ne kadar yakışıklı, ne kadar hayat doluydu Hadi Çaman. Gülünce gamzelenen yanaklarından kan damlıyordu. Arkadaşlarıyla beraberdi sanırım çünkü biriyle laflarken üzerine diktiğim bakışlarımı hissetmiş gibi döndü, o an gözgöze geldik...

Spor giyimli olgun bir delikanlı gibiydi. Filmlerinde olsun, tiyatroda olsun içten gülüşü, neşesi, canlılığı hep hoşuma giderdi. O gün Beşiktaş'taki karşılaşmamızda bir an için sanatçı-seyirci ilişkisi kişisel bir hal aldı, üzerime kilitlenen heyecan dolu bakışları yalnızca bana aitti artık...

Sanatçıları idolleştiren popüler kültür Hadi Çaman'ı göklere çıkarmasa da o an için onu ben göklere çıkardım gözümde, değil mi ki benim gülümseyen yüzüme aynı gülümsemeyle karşılık vermişti; tüm seyirceleri arasından benim yüzüme odaklanmıştı, o da benim idolümdü artık, coşkuyla tezahürat yapacağım; şarkıcı starlara yaptıkları gibi korumalar arasından sıyrılıp öpücük çalacağım; sahnenin en önünde avazım çıktığı kadar bağıracağım...

Ne yazık ki tiyatro sanatçılarına bu kadar aşırı ilgi gösterilmez. Onlar oyunun sonunda birkaç kez açılıp kapanan perdenin önünde seyirciyi selamlayıp, birkaç dakika boyunca süren alkışlarla yetinmeyi bilirler...

Hadi Çaman da o gün Beşiktaş'ta kendisine dikkatli dikkatli bakıp gülümseyen ama yanına fazla yaklaşmayan çekingen hayranının mahçup bakışlarıyla yetinmek zorunda kaldı. Vapur iskeleye yanaşır yanaşmaz ikimiz de kalabalığın arasına karışıp gittik...

Hadi Çaman'la ilgili bu küçük anım da umarım onun ruhuna karışır gider sonsuz yolculuğunda. Yanaklarındaki gamzeler mutlulukla dolar ve kimbilir o neşeli gülüşü de ışık olur yansır benim yüzüme...


Ayten Suvak

ASlolan ASktır

Hiç yorum yok: